29.07.2010

1 Yıllık Kader Planı



Maddeler halinde açıklayacak olursam:


1. Okuluma bu yıl da İngilizce öğretmeni atanmasın. Atanmasın ki KPSS'ye girene dek bir işim olsun


2. KPSS'yi iyi bir puanla kazanıp (mucizelere inanıyorum ben), her yıl ataması yapılan 2 bilemedin 3 Almanca 
    öğretmeninden biri de ben olayım (aslında KPSS toptan kaldırılsın diyecektim ancak fazlaca ütopik buldum 
    bunu. Hayal kurmanın da  bir sınırı olmalı  nihayetinde)
    
3. Çok uzaklara gideyim. Mümkünse herkese uzak, kendime yakın olayım 
        
                                                  istiyorum.
    

Arsız, kanaatsiz insan değilim biliyorsun. Diğer kullarının arzularıyla kıyaslayacak olursak benimki gayet makul bir istek hatta. 
Bana hep bana demiyorum. Bir kerecik olsun bana diyorum sadece. 
Üstelik başını hayata asansörde uzatmış ve bunun sonucunda hayatını tez canlı, sabırsız bir insan olarak idame ettirmek durumunda kalan ben, naturama tamamen ters düştüğü halde şimdiye değin tabi tutulduğum tüm sabır testlerini de tam puanla geçtiğimi  ve bunun sonucunda bir ödülü hak ettiğimi düşünüyorum. Onu da mümkünse ölmeden önce alayım diyorum.
O yüzden dilemiyorum bu sefer 

                                              istiyorum.


Asgari müşterekte birleşeceğimizi umuyorum.




Arkadaşlarıma not: Şayet bir kaç gün yazı yazmamış olursam bilin ki çarpılmışımdır :)











  

4 yorum:

hasret senfonileri dedi ki...

"çarpılma" tehlikesinin olmadığına kesin bir kanıt olarak karşındayım...
İstemesini bilene veren bir güç O!!
Aza kanaat edeni elinin tersiyle kenara sıyırıp ilgilenmeyen... her şeye her boka şükür edeni "buldum bir enayi" diye gündeminde tutup dert yağdıran...

Sen en güç ve en zor olanını iste avaz avaz..ki, Sanıldığı kadar güçlü olduğunu isbat etsin!!!
En azından sitem etmeye hatta kadere(!) küfretmeye hakkın olur sevgili Sevgi..

Sevgi Gibi dedi ki...

"otoriteye" itaat etmenin de etmemenin de ve dahi denenebilecek her yolu denemiş olmanın da herhangi bir sonuca ulaştığını görmedim ben henüz. Varsa bir yol haritası izleyeceğim fakat öyle bir şey de yok :)
Sorun mücadele etmeyi istememekle de alakalı değil üstelik. Her insanın hayatının belli bir döneminde herhangi bir şey için mücadele etmek durumunda kalması çok doğal ancak denenecek olan tüm yollar zaten çıkmaz sokağa çıkıyorsa kulu o mücadeleye sokmanın ne anlamı var onu anlayabilmiş değilim.
Anlamadığım çok şey var Gülsen Hanım, şurada yazamadığım da çok şey var...
Bizlere bahşedilmiş (ki bana kalsa cezadır bu) olan hayatın bedeli bu kadar ağır olmamalıydı, ya da herkes aynı bedeli ödemek zorunda olmalıydı o zaman diye düşünüyorum.
Bazen keşke çarpılsam da bitse artık diyorum. 37 yıl, içini dışına çıkarırcasına avaz avaz haykırmak için fazlasıyla uzun bir süre çünkü...

oyumben dedi ki...

Dua, Tanrı’dan bir defaya mahsus tüm evrenin düzenini kendi çıkarlarımız doğrultusunda değiştirmesini istememiz değil midir? Tanrı’dan çifte standart uygulaması için hoyratça, fütursuzca dilekte bulunmaktan geri kalmayız.

Sevgi Gibi dedi ki...

Benim dengem yeterince bozuldu oyumben, evren hiç umurumda değil bu durumda. olmayacak da.
hem kabul etmiyor zaten, düzen için endişelenmeye mahal yok.
çifte standartı da çok iyi bilen bir insan olarak bir kereye mahsus olmak üzere benim lehime kullanılmasında bir sakınca görmüyorum. payıma düşen hep ağzımın payını almak olmasın yani.