9.07.2010

Bir Yaşam Tanıtımı



Okuduğum kitaplarda kendimi bulmayı seviyorum. Bende, kendi yazılmamış romanımı yaşıyormuş hissini uyandıran her eser bir best-seller, her yazar da - onlar bunu hiç bilmeyecek olsalar dahi - hayatımın vazgeçilmez bir parçasıdır artık.
Blog yazılarını (http://albumdekiler.blogspot.com) her biri birer edebi esermişçesine okuduğum; zekasına,endergüzellikteki diline,üslubuna,duruşuna hatta seçici oluşuna bile hayran olduğum Gülsen Varol'un "Albümdekiler" isimli kitabı da bu nedenle "en değerlilerim" arasında yer alıyor bugün.
Yazılı bir eser üzerine fikir beyan etmek, o eserleri okumaktan çok yaşamış olduğum ve de yaşamış olduğum hiç bir şeyi doğru dürüst, tam anlamıyla ve de yeterince ifade edemiyor oluşumdan dolayı zor geliyor bana. 
Kısaca şunu söyleyebilirim belki: 
Hayatta başına hep iyi şeyler gelmiş ve hiçbir şey ile veya hiç bir şey için mücadele etmemiş olan insanlara ne kadar uzaksa cesaret kelimesi, bunun tam aksi şeyleri yaşamış olan insanlar için de o kadar gerçek, o kadar somut bir duygu bu.
Hatta o kadar fiziksel ki cesaretlerinden doğan bu güç, elinizi uzatsanız dokuna bilirmişsiniz hissi uyandırıyor her bir satırda.
Fakat buna rağmen, düşünceleri bugüne değil de geçmişe dönük kalmış olan insanların elle tutulamayan, gözle görülemeyen, kimselere belli edilmeyen o iç dünyalarını kaleminiz ne kadar güçlü olursa olsun değil anlamaya anlatmaya dahi muktedir olamazsınız.
Albümdekiler benim için bir "duygular lügatı" gibiydi de aynı zamanda. Dünya var olalı beri var olan ve sona erinceye kadar da var olacak olan o duyguları yeryüzünde yaşamamış olan insan yoktur, fakat çok azı bunları bu kadar etkileyici bir şekilde ifade edebilir. 
Özellikle de - hayatımın yazık ki ayrılmaz bir parçası haline gelmiş olan -  hasretin tanımı... 
100 yıl, hatta daha da öncesinden başlamak üzere bu eserle tanışmama vesile olmuş olan herkese buradan çok teşekkür ediyorum bugün... 

2 yorum:

Adsız dedi ki...

sevgi.. özlemişim.. seni okumayı..
nasıl iyi geldin bugün..

atalet

hasret senfonileri dedi ki...

Sayfanın sağ tarafında duran kitabımın altına yazdığın,
"beni benden aldı" cümlen bile yeterli gelmişti bana... Ben onu çoğalta çoğalta okumuştum sevgili Sevgi.. Ve bugün... çoğaltamadıklarımı da okudum.. İyi ki yazdım ve iyi ki haber verdin Sevgi'm.. Yoksa mahcup kalacaktım .. Her şey için... her bir satırına binlerce teşekkürler..