nirvananın yolları taştan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nirvananın yolları taştan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4.12.2010

Renk






Umarsızlığın kelime anlamının "çaresizlik" olduğunu sanıyordum, yanılıyormuşum. Umursamazlık anlamında da kullanılıyor sanırım. Belki de şu sıkıcı hayata / kendi hayatımıza bir nebze olsun renk katabilmek amacıyla böyle davranmalı insan. "İnsan tek başına" madem şu koca evrende o halde yaptığı şeylerden bir tek kendisinin keyif alması da kafi, en güzel ve en parlak renklerin kendi dünyasında olması da. 
Kendinden başka kimseyi düşünmeden, kafasına estiği gibi davranmalı, sonra da bir köşeden olanları izleyip bunun keyfini çıkarmalı. Karşısındaki ne mi hisseder bunun sonucunda, hangi renge mi boyanır onun dünyası? Aman ne gam, BEN keyif alıyorum ya önemli olan bu.
İşte bu ! 
Eureka !
Çok benimsenesi bir yaşam felsefesi bu. Neden daha önceden aklıma gelmediğini bilemedim şimdi! 
Ah ne kadar cezbedici...
[…] söylediğimiz şeyleri ciddiye almadığımız sürece istediğimizi söyleyebilir ve yapabiliriz de. Bir tür oyun yani. 
Yaşam içerisinde canımız sıkılmasın diye kendimize oyunlar, oyuncaklar icat etmek...
Öteki türlü çok can sıkıcı bir yer oluyor dünya!
Ve hiç kimse kendi canının sıkılmasını istemez değil mi!

(23.09.2008)





28.11.2010

yön kaybı




Ortak yönümüz çoktu bizim, birbirimiz için yaratılmıştık sanki. 

Aynıydı düşüncelerimiz: 

"B e n  s e n i  d ü ş ü n ü r d ü m , 

S e n 

k e n d i n i ." 


10.11.2010

Korkma, yanında ben varım





Vahşi bir hayvanı terbiye etmeye benzer bazen kendini "eğitmek", kendinle barışmak için başkalarına hatta içindekilere  küsmeyi  bile gerektirebilir. Var mı bunun bir ehemmiyeti? Tabi ki yok. Sonuç her şeye bedeldir çünkü. Perdeler bir bir kalkınca, adım adım kendine yaklaştıkça, sırtındaki yükleri bir bir attıkça, rahatladıkça, oh dedikçe anlarsın ki zafere bir adım daha yaklaşmışsındır.
En büyük düşmanın olan kendin'i  alt etmek üzeresindir.  Ve bu savaşların en zoru olduğu kadar en gerçek olanıdır da aynı zamanda.
Ondan sonra ne mi olur?  Hiç bir şey eskisi gibi olmaz ! Yaşasın ;)

" eğer kendimizi mahvetmekten vazgeçebilirsek, başkalarını mahvetmeden durabiliriz de."

25.10.2010

konsomatrix :P



onlar bir masadan diğer bir masaya ben ise bir duygudan diğer bir duyguya seğirtiyorum ne olduğumu anlamadan.  Geçişler ani olunca beyin dumura uğrayıp, bünye de yoruluyor haliyle. Biri beni çekip alıversin lütfen şu hayattan.







29.07.2010

1 Yıllık Kader Planı



Maddeler halinde açıklayacak olursam:


1. Okuluma bu yıl da İngilizce öğretmeni atanmasın. Atanmasın ki KPSS'ye girene dek bir işim olsun


2. KPSS'yi iyi bir puanla kazanıp (mucizelere inanıyorum ben), her yıl ataması yapılan 2 bilemedin 3 Almanca 
    öğretmeninden biri de ben olayım (aslında KPSS toptan kaldırılsın diyecektim ancak fazlaca ütopik buldum 
    bunu. Hayal kurmanın da  bir sınırı olmalı  nihayetinde)
    
3. Çok uzaklara gideyim. Mümkünse herkese uzak, kendime yakın olayım 
        
                                                  istiyorum.
    

Arsız, kanaatsiz insan değilim biliyorsun. Diğer kullarının arzularıyla kıyaslayacak olursak benimki gayet makul bir istek hatta. 
Bana hep bana demiyorum. Bir kerecik olsun bana diyorum sadece. 
Üstelik başını hayata asansörde uzatmış ve bunun sonucunda hayatını tez canlı, sabırsız bir insan olarak idame ettirmek durumunda kalan ben, naturama tamamen ters düştüğü halde şimdiye değin tabi tutulduğum tüm sabır testlerini de tam puanla geçtiğimi  ve bunun sonucunda bir ödülü hak ettiğimi düşünüyorum. Onu da mümkünse ölmeden önce alayım diyorum.
O yüzden dilemiyorum bu sefer 

                                              istiyorum.


Asgari müşterekte birleşeceğimizi umuyorum.




Arkadaşlarıma not: Şayet bir kaç gün yazı yazmamış olursam bilin ki çarpılmışımdır :)











  

26.07.2010

duygusal feveran


Yalnızca kendim gibi olmayı
biliyorum.
Başka türlüsünü bilmiyorum.

Zaten öyle olması gereken bir
şey neden yorar ki insanı
bu denli?

(9 Temmuz 2007)


26 Temmuz 2010 Durum bildirisi: Ay hala aynı! 
Aşama kaydedilememiştir. Bir başka deyişle: umutsuz vaka.
Dosyayı kapatabiliriz. 







20.07.2010

Nanik Atak





Beni benden daha iyi tanıyor,
neyi neden yaptığımı veya yapmadığımı benden daha iyi biliyor,
hatta müneccim misali verebileceğim olası tepkileri dahi önceden kestirebiliyor ve bunu ustaca kurgulanmış nedenlere dayandırıp beni her defasında hayretten hayrete düşürmeyi becerebiliyor oluşunuzu takdire şayan buluyorum evet ancak bilmediğiniz ve muhtemelen hiç de öğrenemeyecek olduğunuz bir şey var :


                                                           O şey BEN değilim !







                                                                              


(8 Temmuz 2007)

11.07.2010

Macera



Denir ki, iki kat tatlıdır memnu meyva
Bilmezler ki, acılaşmıştır içi 
Elinde tutanın zehrini içine içine akıtmaktan






10.07.2010

Daha bekleyeyim mi?


İstiyorum. 
"Kayıtsızlık hapı" istiyorum ben.
Bildiğimiz yönüyle günde üç defa aç karnına içilip de çeşitli ağrı ve sızımızı dindirmeye yardımcı,
bilmediğimiz yönüyle ise bizi bilmediğimiz bir diyara, bir duyguya uçuracak olan, 
şu klasik haplardan bahsediyorum.
Yan tesiri de şöyle okkalı bir huzur olsun lütfen.
Bilim, belden aşağı çalışmalarına bir miktar ara verip de bana kulak versin mümkünse.
Kemerimi bağladım, bekliyorum.






6.07.2010

Mutluluk



Bak Abidin
çizdim...




15.08.2009

Diledim





Hangi sersemin başının altından çıktığını bilemediğim o klişeye ben de sarıldım dün gece.
Yıldız kayarken bir dilek tuttum.
Sıkı sıkı tuttum...